kusmaya özendi

26 kişi kendisini tutuyor, 48 arkadaşı var.


15.02.1985 doğumlu, 23 yaşında. italyan restaurantında sushi yapan meksikalı ahçı yamağı olarak çalışıyor.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. müzik

    müzik

    2706 üyesi var. üyelik serbest.
  2. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    1842 üyesi var. üyelik serbest.
  3. YIGITOZGUR

    YIGITOZGUR

    1640 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. sanat

    sanat

    1499 üyesi var. üyelik serbest.
  5. edebiyat

    edebiyat

    1413 üyesi var. üyelik serbest.
  6. vasıflı deliler

    vasıflı deliler

    1374 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. psikolojiksorunlular

    psikolojiksorunlular

    1068 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  8. HELP FOR CHILDREN

    HELP FOR CHILDREN

    1053 üyesi var. üyelik serbest.
  9. düşünce çöplüğü

    düşünce çöplüğü

    958 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  10. Tim Burton

    Tim Burton

    737 üyesi var. üyelik serbest.

1 2 3

pocohantass panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

teşekkürler itanga

pocohantass   2 gün önce  

...

vercingetorix   2 gün önce  

teşekkür ederim

pocohantass   2 gün önce  

kartal kanadındaki siyaha ve beyaza teşekkürler

...

vercingetorix   2 gün önce  

Hücre...

Uzayıp duran sakalıma yabancıyım
Yabancıyım uğuldayan kuş seslerine
Ve hiç bir çiçeğin adını bilmiyorum

Tılsımında zehirleniyorum zamanın
Ve hiç bir kahramanım yok artık

Günlerdir çırılçıplak bedenim
Hiç bir ses yok

Gece yok

Hep ötemde duruyor gençliğim
Gözlerim hep karanlık

Med-cezir zamanları denizin
Ve yağmurlar başlamak üzre

Tenim ıslak ve çürümüş
Tırnaklarım yok yerinde

Dipsiz ihanetler hazırlanıyor adıma
Ve ben yabancıyım gövdeme
Gülüşüme yabancıyım

Günlerdir uzayıp duruyor sakalım
Ve hiç bir çiçeğin adını bilmiyorum

Veysi Atlı.

neyzengibi   2 gün önce  

saygılarımla ...........

pocohantass   2 gün önce  


buyrun matmazel:)

SCARLET CARSON   26 Haziran 2008 18:57  

sağol canım buna ihtiyacım vardı bu aralar

pocohantass   6 gün önce  

kimler kırmış kalbimizi bu kara dünyada...matmazel

SCARLET CARSON   6 gün önce  

sakin gecenin sessizliğine irkildim sağır edici gecenin sessizliğini yalnızlığımla paylaştım
sonra balon şişirircesine son bir nefes çektim sigaramdan izmariti küllükte kaderine terk etmenin üzüntüsü
içimdeki dumanı atmosfere ait olduğu yere bırakana kadar sürdü ve bir anda dondum kaldım
lanet olsun ben sigara içmiyorumki
ohalde bu bir rüya ve kabusa dönüşmeden uynadırılmalıyım
hey! uyandır beni :))

dinazorkedisi   25 Haziran 2008 04:05  

günaydın
böylesi iyi
kendin kalkınca
bir daha uyumazsın :)

pocohantass   25 Haziran 2008 17:54  

okudum ama silme:)

pocohantass   22 Haziran 2008 20:30  

hoş bir eser arkadaşım ilginç bir tarzın var senin haslık yani özgü bir yanları var bu şiirlerin ben mustafaya aidim demeyi biliyorlar doğrusu

pocohantass   22 Haziran 2008 20:30  

cuidia bulunduğum yerden fırlatıldığımda içimden geçmiş midirim öğrenmek isterim

evet durulamıyorum
kay(n)ıyorum
beni soluklayacaksın her sabah
kay(n)ıyorum
ciğerinde bir oda ayarla
kay(n)ıyorum...

çöl ki ne çöl
kumların kavgası başladı rüzgarlarla
tepeler taşınıyor
yamaçları uzanıyor yerlere
uzaktaki bir oksijen gibi bekletiyorsun kendini
ciğerimi taşıyorum sana
dalak, dalak damlıyor yola: yetiştiremiyorum yanına...

sokağa çıkmayan ölüler bilemezler...

büyük bir kıvılcımın içerisinde
kendimi yelliyorum
derim patlıyor her esişimde
ve kemiğimi buluyor hava
yeni bir deri istiyorum güneşten
annem huylanıyor bundan
vazgeç diyor
kulaklarımı buruyor sonra
diyor yaşam/a
a'yı ben ekliyorum sonuna...

aynaların ininde üvey bir kulsam...

ahhh ne vardı bu kadar saklanacak yaşamda
başımda ağır bir mermer
üzerinde deprem kırıkları olsaydı
ve yazılar
ve hatırlanmalar
dış kimlik yazıtları silik
sıra no hiç eklenmemiş
bulsaydım sessizliği orada
bulunsaydım...

git kendine bir yolcu ara şimdi
değdir taşınmaları her yerine
hadi git
sırtla yitmeleri
vahalardan bal sağ ağzına
bir böceğin içine gir oyalan biraz
canın sıkılınca çık dolaş ellerinde
karnın acıkınca biraz zaman dilimle sofrana
doyamadan kalkma sakın taşın içerisinden
ağzını doldur
rüzgarlar sürünsün eğimlerine
boşalt şimdi evrelerini...

evet git
kuşlar olmasa da olur orada
ama muhakkak bir kanat göreceksin
her uçuş bir meraktır biliyorsun
bunu bilmiyordum bende yeni öğrendim
kim uçmuyor ki sanki
baksana bütün evren havada
herşeyin kanatları var
ama sana öyle görünmeyebilir
başka bir şey sanabilirsin çırpınmaları
hayat gelir mesela
hayat
hay/at ...

ama o yok
o yaşam dediğinin: her zerresi ayrı yerde duruyor
bileşken bir şey değil o
o kendini var edemedi bir türlü
duydum bunu bizzat kendisinden
parça, parça söyledi
birden bire telaffuz edemedi uzantılarını
hatta parçalarını bile tanıyamadı desem yeridir
nedendir bilmem öyle oldu işte
dilini boğazında tuttu: boğacak sandım kendini
çektiği nefesi unutmuştu içerisinde
dışarı çıkaramıyordu bir türlü
konu o değil di ama neden böyle bir şey yaptı
bi anlayabilsem
bi anlayabilsem
bi anlayabilsem...

cuidia en iyisi
sen bana annenin düşlerini anlat...

benim annemin masalı buydu...
çok dinledim...
yoğruldum adeta...
bu masalın huylarıyla...

mustafa yeşilkaya

gezgincenah   21 Haziran 2008 15:09  

korkuların seninle acıların seninle
onlar sensiz piç, sen onların herşeyi,
mızıkçılık yap yine
yak bi cigara
koy kapının önüne haylaz çocukları
kovar gibi belki şikayetçi değilsinki
bizde adet böyledir son jokerini kulanırsın
cigara dumanının içinde derme çatma
bir nefeslik güzel hayaller onlar senin
kapının önünde öksüz bıraktığın yarınların gibi
ama şikayetçi değilsin yani belki yada bilmemek en iyisi

dinazorkedisi   19 Haziran 2008 14:19  

cigara kullanmıyorum
ama ilginçtir kullandığım zamanlarda mutlu olduğumu anımsıyorum sigaradan dolayı değil tabi ki :)
ben dediğin zamanlarda hiç cigara yakmadım
bunun eksikliği mi dersin ?
bıraktım cigarayı
mutluluğu da mı ?

pocohantass   20 Haziran 2008 22:05  

teşekkür ediyorum
tarifi mümkün olmıyan duygular var yüreğimde

pocohantass   20 Haziran 2008 22:06  

herkesin içinde bir içicilik mevcut belkide illegal olan şeylerin dürtüsü :) kendimizin gizli yasal şeyleri

dinazorkedisi   20 Haziran 2008 23:32  

saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,
sen kimin yetimisin,
kimi bekliyorsun durduğun yerde?
sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece
sarıp sarmalıyor seni,
gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.
bak ömrün yarılandı,
karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.
yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,
yara bere içinde morarıyor şiirlerin.

artık tutunacak kimsen kalmadı,
nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.
bütün ölümleri gör,
birini evlat edin kendine.
oysa sen, boş bir kabın taş darası.
yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.
tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.
zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun
gemilere bin, trenlere atla.
kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan
kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.

ne kadar tıkasan kulaklarını,
duymamaya çalışsan
göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.
görmesen seslerden anlıyorsun.
kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.
çakılısın buzdan çivilerle
boynu bükük bir haçın üstünde.
yerde buluyorsun kendini her sabah,
yeniden gerilmek üzere,
saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
daha ne bekliyorsun durduğun yerde?

katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,
bilicinin ürpererek söylediği
sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,
tırnaklarını denemek için
yılanın deri değiştirmesini,
gülüşün kurdunu, sineğini gözün;
yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,
aksayarak yürüyen umudun arkasından
gülün kanayan hüznünü gördün.

işte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine
toptan ve perakende,
pantolon ütüsünün keskinliğine,
bozulup bütünlenmesine paranın,
mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,
yabancı işçiliğine martının
deniz olmayan bir uzak ülkede,
daha binlerce, binlerce şeye.
yaz bunları ve imzala sana yetecekse.

bana delik deşik bir yürekle
pası küflü, çürümeyi söyle.
yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
bana göçüğün kırık kemiklerini,
sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini
ve bunlardan payına düşeni söyle.
ne kadarı kaldı babandan,
sen ne ekledin üstüne,
acının sana getirdiği ürem ne?
şair bana mutluluktan söz etme,
beyaz baston kullanan bir dille.

işte tanıksın daha nelere?
testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,
keçe gibi kimi zaman, parlatmak için
bakır kaplara sürüyorlar seni
şair hiçbir tansık bekleme,
dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,
sen ey gülünç ve deli mesih;
ölmeyi bilmediğine göre,
saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
pelteleşmiş yapışkan haçını
ıslık çalarak sokaklarda sürükle.

Metin Altıok

gezgincenah   19 Haziran 2008 13:20  

o da kendisinden taşırııyor durumu
ne dersin belki ben gibilerin eksikliği kendisine dönememesidir ya da başkasına giderken kendisine varması olabilir mi?

pocohantass   20 Haziran 2008 22:11  

BLOG rss kaynağı

adresi: http://pocohantass.sosyomat.com/blog
0 yorum var - 2 gün önce yazılmış
4 yorum var - 4 gün önce yazılmış
2 yorum var - 25 Haziran 2008 18:09 yazılmış
1 yorum var - 23 Haziran 2008 15:29 yazılmış
1 yorum var - 22 Haziran 2008 20:22 yazılmış
0 yorum var - 17 Haziran 2008 19:44 yazılmış
1 yorum var - 03 Haziran 2008 02:07 yazılmış
7 yorum var - 27 Mayıs 2008 19:27 yazılmış
1 yorum var - 27 Mayıs 2008 19:24 yazılmış
4 yorum var - 27 Mayıs 2008 19:22 yazılmış


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ